AnasayfaFirma Rehberi Hal RehberiSeri ilan Foto Galeri Web TV RssYazarlarE-GazeteWebmailİletişim 18 Ocak 2018 Persembe 05:38
MANŞETGÜNCELEKONOMİPOLİTİKAEĞİTİM SAĞLIKKÜLTÜR-SANATSPORBİLİM VE TEKNOLOJİMAGAZİN
ANTALYA AKSEKİ AKSU ALANYA DEMRE DÖŞEMEALTI ELMALI FİNİKE GAZİPAŞA GÜNDOĞMUŞ İBRADI KAŞ KEMER KEPEZ KONYAALTI KORKUTELİ KUMLUCA MANAVGAT MURATPAŞA SERİK BURDUR AĞLASUN ALTINYAYLA BUCAK ÇAVDIR ÇELTİKÇİ GÖLHİSAR KARAMANLI BURDUR KEMER TEFENNİ YEŞİLOVA ISPARTA ISPARTA AKSU ATABEY EĞİRDİR GELENDOST GÖNEN KEÇİBORLU SENİRKENT SÜTÇÜLER ŞARKİKARAAĞAÇ ULUBORLU YALVAÇ YENİŞARBADEMLİ FETHİYE SEYDİKEMER

ANTALYA HAVA DURUMU
ANKARA

T.C.M.B. DÖVİZ KURLARI
Alış : 3.8143
Satış : 3.8212
Alış : 3.4354
Satış : 3.4581
Alış : 2.3704
Satış : 2.4014



HÜSEYİN DENİZ
hdeniz33@hotmail.com
BİR OZANIN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
01 Kasım 2017 Çarsamba - Okunma Sayisi : 52

BİR OZANIN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

               Necati Ocakçı’nın şiirlerini FACE’te okuyorum. Basılmasını da dört gözle bekliyorum. Bu vesile ile bazı düşüncelerimi dile getirmekte yarar umuyorum. Ç:ünük Ocakçı kardeşimi FACE’te takip eden ve Türk şiirine gelecek 50 yıl içinde şu ya da bu şekilde eklemlenecek olan yüzlerce kişi olduğunu düşünüyorum. Bazen onun bir şiirine nazire yazanlar da oluyor. Bunlara bakıp güçlü ve bilinçli takipçilerinin olduğunu fark ediyorum. Bunca takipçinin hepsi elbette şiir yazacak ve büyük şair olacak değildir. Belki bir kısmı sadece iyi birer okuyucu olarak yola devam edecektir. Ama böyle bir kitlenin yarattığı etkileşimin (sinerji) büyük bir enerjiye dönüşeceğini ve edebiyatımızda bir çığır açabileceğini sanıyorum. Bu, aynı zamanda bir umuttur.

               Ben bu kitle üzerinde hayaller kurarken Türk şiirine edecekleri hizmetten çok Türk diline edecekleri hizmeti düşünüyorum ve içim kıvançla doluyor. Türkçe öyle büyük bir denizdir ki onda herkesin gönlüne göre bir liman, bir koy, bir derinlik ve genişlik vardır. Bir renk, ışık ve yakamoz dünyası; yeri geldiğinde fısıl fısıl fısıldayan, yeri gelince de gümbür gümbür kükreyen bir denizdir o.

               Türk edebiyatı Kurtuluş Savaşı’ndan sonra Anadolu’ya açıldı. Daha önceki yazarlarımız İstanbul dışına pek çıkmadılar. Ne zaman Anadolu’nun değişik yörelerinden ozanlar, yazarlar yetişti o zaman edebiyatımıza Anadolu’nun renkleri yansımaya başladı. Edebiyatımıza dağıyla ovasıyla, insanı ve doğasıyla yansıyan Çukurova (Yaşar Kemal), Maraş (Şevket Bulut, A.Karakoç), Tunceli (Kemal Bilbaşar), İzmir (Necati Cumalı), Yozgat (Abbas Sayar), Antalya (M. Fahri Oğuz), Burdur (Fakir Baykurt), Anamur (Abdülkadir Bulut), Çorum (Osman Çeviksoy…. Bu yazarlar bize Anadolu’nun renklerini getirdiler. Anadolu doğası nasıldır? Anadolu insanı ne yer, ne içer, ne düşünür, ne yapar, nasıl davranır? Herkes onlardan öğrendi. Nasıl sever, nasıl öfkelenir, nasıl kükrer, nasıl güler?.... Daha birçok ayrıntı… Ama Anadolu henüz bitmedi. Çoğumuz Anadolu’nun dönüştüğünü ve yeni zıpırlar tarafından temsil edildiğini düşünüyoruz. Evet birçok güzel insan ve birçok güzel gelenek yavaş yavaş yitip gidiyor. Belki coğrafyasında da köklü değişiklikler oluyor. Pınarlar, derler, çaylar ve göller kuruyor, dağların bağrı deşiliyor. Ama henüz her şey bitmiş sayılmaz.

               Necati Hoca ozanlık geleneğini sürdüren ülkemiz dışındaki kişilerle de ilişkiler kuruyor. Bunun anlamı şudur: Türkiye Türkçesinin tarihi bağları olan öteki kollarıyla da bağlar kurabilmesi için kanallar açıyor. Yani düne kadar bize çok uzak olan Türk dünyasının adalarına da köprüler kuruyor. Bu köprüler sayesinde gelecekte daha leziz meyveler elde edeceğimizi umuyorum. Bu sayede Antalya’nın sesi Türkiye sınırlarından daha öteye geçecek ve Türk ülkelerine açılacaktır. Bu bir ham hayal değildir.  

               Gönlüm bu kardeşimizin gayretlerinin uzun vadede bir “kelebek etkisi” yaratmasını, kendisinin ve kendisini izleyenlerin Türk edebiyatında yeni güzellikler fırtınası oluşturmasını istiyor.

               Bizim gençliğimiz, Türk dünyasının bilgilerini görgülerini, maddi imkanlarını birleştirip dünyada söz sahibi olabileceklerini düşlemekle geçti. 1992 yılında demir perdenin yıkılması ile böyle bir imkan doğdu. Ama Türkiye’deki siyasiler fırsatı değerlendiremediler ve Türki Cumhuriyetlerle sağlam köprüler kuramadılar. Sanatçılarımızın gözü milli değerlerimize şaşı baktığı için konu bugüne kadar sürüncemede kaldı. İnşallah Necati Hocanın ömrü vefa eder de bu dileklerimizin kabul olduğunu görürüz.

SOMSÖZ: İNŞALLAH!...

Yazarın Son Yazıları
» BAYRAĞIMIZA GÜZELLEME
» İYİ YAZILAR
» BİR OZANIN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
» BİR ŞEYLER YAPMAK
» BİR BOZLAK: EVEREK DAĞI 3
» BİR BOZLAK: EVEREK DAĞI 2
» BİR BOZLAK: EVEREK DAĞI
» BOZLAKLARIN İZİNDE
» SERİKLİ ABDAL MEHMET NAZLI
» BİR GÜZEL İNSAN: EMRE DAYIOĞLU
» YAYLALAR... YAYLALARIMIZ...
» "SARI YAYLAM" TÜRKÜSÜNÜN PEŞİNDE 4
» "SARI YAYLAM" TÜRKÜSÜNÜN PEŞİNDE 3
» "SARI YAYLAM" TÜRKÜSÜNÜN PEŞİNDE 2
» "SARI YAYLAM" TÜRKÜSÜNÜN PEŞİNDE 1
» TÜRKÜLERİN İZİNDE 2
» TÜRKÜLERİN İZİNDE 1
» MEHMET AKİF'İ ANLAMAK
» TÜRKÜLERİN AYNASINDA
» KALKAN İLE KAPITAŞ'IN ARASI 5
 
DİĞER KÖŞE YAZARLARI
Ahmet Avcı
Dört Mumun Hikayesi
İDRİS ÖZCAN
SON TAHLİLDE ELMALI
ZAKİR GÜRER
ÖTERSE İYİ DÜDÜK !
MUHAMMET TAŞAN
ŞEHİTLERİN HAYKIRIŞI
2010 - 2013 © batiakdeniz.com Tüm Hakları Saklıdır. Hiç bir bilgi ve resim kaynak gösterilmeden kopyalanamaz. yazılım : webustasi.com