AnasayfaFirma Rehberi Hal RehberiSeri ilan Foto Galeri Web TV RssYazarlarE-GazeteWebmailİletişim 21 Kasim 2018 Çarsamba 20:32
MANŞETGÜNCELEKONOMİPOLİTİKAEĞİTİM SAĞLIKKÜLTÜR-SANATSPORBİLİM VE TEKNOLOJİMAGAZİN
ANTALYA AKSEKİ AKSU ALANYA DEMRE DÖŞEMEALTI ELMALI FİNİKE GAZİPAŞA GÜNDOĞMUŞ İBRADI KAŞ KEMER KEPEZ KONYAALTI KORKUTELİ KUMLUCA MANAVGAT MURATPAŞA SERİK BURDUR AĞLASUN ALTINYAYLA BUCAK ÇAVDIR ÇELTİKÇİ GÖLHİSAR KARAMANLI BURDUR KEMER TEFENNİ YEŞİLOVA ISPARTA ISPARTA AKSU ATABEY EĞİRDİR GELENDOST GÖNEN KEÇİBORLU SENİRKENT SÜTÇÜLER ŞARKİKARAAĞAÇ ULUBORLU YALVAÇ YENİŞARBADEMLİ FETHİYE SEYDİKEMER

ANTALYA HAVA DURUMU
ANKARA

T.C.M.B. DÖVİZ KURLARI
Alış : 5.3497
Satış : 5.3593
Alış : 4.7252
Satış : 4.7565
Alış : 3.0982
Satış : 3.1387



HÜSEYİN DENİZ
hdeniz33@hotmail.com
BİR BOZLAK: EVEREK DAĞI 2
18 Eylül 2017 Pazartesi - Okunma Sayisi : 275

 

BİR BOZLAK: EVEREK DAĞI 2

Bilimsel araştırma gerçeğin, mutlak gerçeğin peşindedir. Bu türküyü derleyen ustamız türkünün ne zaman, kim tarafından, hangi olay üzerine yakıldığını kayda aldı mı bilmiyoruz. Biz metinden yola çıkarak o metnin ardında yatan kurmacayı bulmaya çalışacağız. Çünkü (öteki sanat eserlerinde olduğu gibi) edebi metinlerde de kurgu, gerçekten daha değerlidir.

Bu Everek dağı (Bilinen adı Erciyes Dağıdır), Kayseri yakınlarında, yükseklik bakımından Türkiye’nin beşinci dağıdır. 3914 Metre yüksekliği, 1100 Km. kareyi geçen yüzölçümü ile heybetli bir dağdır. Üzerinde buzullar ve çeşitli yükseklikte tepeler vardır. Oğul o dağa gitmiş ve dönmemiş, uzun aramalardan sonra cenazesi bir obrukta bulunmuştur. Oğlan bir evin bir oğludur. Av meraklısıdır. Anasının ve babasının bir tanesidir. Dünya onun etrafında döner. Ahmet Gazi Ayhan ustanın kendisi de avcı olduğuna göre bu dağda dolaşmış, en azından avcıların öykülerini dinlemiş olmalıdır. 

Türkü, Everek dağında evladını yitirmiş bir babanın ağzından söylenmiştir.  Bizde ağıt yakıcılar genelde analardır.  Bu türküde de yakımcının kadın ya da erkek olduğuna dair bir ipucu yoktur. Ama nedense ben türküye cinsiyetsizliği (nötr) değil, erilliği yakıştırıyorum. Bunda Ahmet Gazi Ayhan Usta’nın türküyü o tok sesiyle söylemesinin de etkisi olabilir.

Mesleğim gereği Ahmet Şükrü Esmer Hoca’nın “Anadolu Ağıtları” adlı kitabını almıştım. Tabi hoca bu ağıtları derlemiş ama hikayeleri hakkında pek bir not almamıştı. Böyle olunca ağıtlar birer iskelet halindeydi. Aslına sadık kalmak kaygısıyla şiir de olmayınca elde bir avuç ruhsuz metin kalmıştı. Öyle ki yüzlerce ağıt içinde insanın ayağını yerden kesecek, “İşte ağıt budur” dedirtecek bir metin yoktu.

Bu düşüncelerin ışığında değerlendirdiğimiz takdirde, “Everek Dağı” adlı türkü çok sağlam bir metindir. Bizi türküyü incelemeye yönelten de ezgisinin tam bir bozlak olmasının yanında, metindeki bu sağlamlıktır.

Türkü sazla açılmaktadır. Saz türkünün giriş kısmından itibaren ağlamaktadır. Öyle bir giriş yapılmıştır ki Türk’ün ve Türkçenin ses dünyasını algılamış olan herkes sözleri dinlemese bile bu türkünün içeriği hakkında bir fikir sahibi olabilir.

Ezgi olarak türkü baştan başlayıp her kıtada tizleşerek devam etmektedir.

Şimdi metne biraz daha yakından bakalım:

Ben yakımcının dağın tümünü görebilecek bir noktada oturduğunu, günlerce umut ile umutsuzluk arasında gidip geldikten sonra ölüm haberini aldığını, sonra da içindeki yangını yavaş yavaş dışarıya verdiğini düşünüyorum. Acı ile kavrulan yürek, önce bekler. Umutlu bir bekleyiştir bu. Sonra yavaş yavaş dolar. Sınıra geldi mi çözülmeye başlar. Bazen söver, bazen teslim olur, bazen duaya sığınır. Eğer acı sahibi göz yaşlarıyla birlikte bir çığlık koyuvermezse, o acı onu çatlatır ya da yataklara düşürür.

Dağa gidip de gelmeyen geyik avcıları çoktur. Alageyik efsanesi Yaşar Kemal Usta tarafından Adana için anlatılmış, Antalya’da Cüneyt Arkın ve Fatma Girik’in başrolde olduğu bir de filmi yapılmıştır. Bizim yöremizde de böyle bir olay olmuş, Teke dağına ava giden bir avcı dönmemiş, cesedi günler sonra bir uçurumun dibinde bulunmuştur.

            Yakımcı demiş ki:

            Ne zaman görsem seni Everek dağı,

            Yüreğimde bir incecik sızı var.
            Ah ile geçirdim ömrümün çağı, vay çağı 
            Eteğinde bir yavrunun izi var anam izi var 

           

            Yakımcı dağa yakın bir yerde oturmakta, dağ ve orada yitirdiği çocuğu bir an bile gözünün önünden gitmemektedir. Çocuğunu anmak, onun yüreğini cam kırığı gibi ince ince sızlatmaktadır. Atalarımıza göre tavşan yavrusuna; “Yedi yaşına yetirdim/Bıyığını bitirdim/Sen bir dağa, ben bir dağa” demiş. Atasözü böyle demesine rağmen ata, yaşı kaç olursa olsun evladından vazgeçmez. Hele hele evladı bi denesiyse hiç vazgeçemez. Onun, bırakın ölmesine, tırnağının taşa değmesine bile razı olmaz.  Burada babanın koskoca dağ kütlesinde bir yavrunun izini görmesi onun ruhsal durumunu yeterince açıklamaktadır.

            Bu kıtadaki sözlerin dokusunu mercek altına alırken “Ah! Vay! Anam!” gibi ünlemlere dikkat çekmek istiyoruz. 

            Dildeki ünlemler, tek başlarına bir anlamı olmayan, anlamları kullanıldıkları yere göre biçimlenen sözcüklerdir. Bu yönleriyle ilgeçler içinde yer alırlar. Ünlemlerin bağlaç ve öteki ilgeçlerden farkları, söze kattıkları duygu değerleridir. Ünlemler ve ünlem öbekleri, duygu patlamaları sırasında ağızdan çıkıverir. Merhum Abdurrahim Karakoç’un “İsyanlı Sükut” adlı şiirinde uyaklar, “Vay! Oy! Şey!...” Gibi tek sözcüklük ünlemlerden oluşur. Ve itilip kakılmış bir köylünün duygu yoğunluğu bu sözcüklerle çok güzel anlatılır.

SÜRECEK

Yazarın Son Yazıları
» GÖRMEZSEK OLMAZ 2
» GÖRMEZSEK OLMAZ 1
» BİRAZ GERİBAKIŞ (NOSTALJİ) 4
» BİRAZ GERİBAKIŞ (NOSTALJİ) 3
» BİRAZ GERİBAKIŞ (NOSTALJİ)2
» BİRAZ GERİBAKIŞ (NOSTALJİ) 1
» CANDAN CANANA
» BAYRAĞIMIZA GÜZELLEME
» İYİ YAZILAR
» BİR OZANIN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
» BİR ŞEYLER YAPMAK
» BİR BOZLAK: EVEREK DAĞI 3
» BİR BOZLAK: EVEREK DAĞI 2
» BİR BOZLAK: EVEREK DAĞI
» BOZLAKLARIN İZİNDE
» SERİKLİ ABDAL MEHMET NAZLI
» BİR GÜZEL İNSAN: EMRE DAYIOĞLU
» YAYLALAR... YAYLALARIMIZ...
» "SARI YAYLAM" TÜRKÜSÜNÜN PEŞİNDE 4
» "SARI YAYLAM" TÜRKÜSÜNÜN PEŞİNDE 3
 
DİĞER KÖŞE YAZARLARI
Ahmet Avcı
Dört Mumun Hikayesi
İDRİS ÖZCAN
SON TAHLİLDE ELMALI
ZAKİR GÜRER
ÖTERSE İYİ DÜDÜK !
MUHAMMET TAŞAN
ŞEHİTLERİN HAYKIRIŞI
HÜSEYİN ALBAYRAK
HAYATİMİZDAKİ MUCİZELER
2010 - 2013 © batiakdeniz.com Tüm Hakları Saklıdır. Hiç bir bilgi ve resim kaynak gösterilmeden kopyalanamaz. yazılım : webustasi.com