AnasayfaFirma Rehberi Hal RehberiSeri ilan Foto Galeri Web TV RssYazarlarE-GazeteWebmailİletişim 21 Kasim 2018 Çarsamba 20:08
MANŞETGÜNCELEKONOMİPOLİTİKAEĞİTİM SAĞLIKKÜLTÜR-SANATSPORBİLİM VE TEKNOLOJİMAGAZİN
ANTALYA AKSEKİ AKSU ALANYA DEMRE DÖŞEMEALTI ELMALI FİNİKE GAZİPAŞA GÜNDOĞMUŞ İBRADI KAŞ KEMER KEPEZ KONYAALTI KORKUTELİ KUMLUCA MANAVGAT MURATPAŞA SERİK BURDUR AĞLASUN ALTINYAYLA BUCAK ÇAVDIR ÇELTİKÇİ GÖLHİSAR KARAMANLI BURDUR KEMER TEFENNİ YEŞİLOVA ISPARTA ISPARTA AKSU ATABEY EĞİRDİR GELENDOST GÖNEN KEÇİBORLU SENİRKENT SÜTÇÜLER ŞARKİKARAAĞAÇ ULUBORLU YALVAÇ YENİŞARBADEMLİ FETHİYE SEYDİKEMER

ANTALYA HAVA DURUMU
ANKARA

T.C.M.B. DÖVİZ KURLARI
Alış : 5.3497
Satış : 5.3593
Alış : 4.7252
Satış : 4.7565
Alış : 3.0982
Satış : 3.1387



UZM. MEHMET DERİ
mehmet.deri@gmail.com
MİLLÎ BİRLİK VE BERABERLİĞİMİZN SEMBOLÜ: ÇANAKKALE ZAFERİ
02 Mart 2011 Çarsamba - Okunma Sayisi : 3139

MİLLÎ BİRLİK VE BERABERLİĞİMİZN SEMBOLÜ: ÇANAKKALE ZAFERİ    

Uzm. Mehmet DERİ

Yakın tarihimizin en önemli kahramanlık destanlarından biri de Çanakkale Zaferidir. Bu zaferin milletimizin tarihinde ayrı bir yeri ve önemi vardır. Bu zafer, tarihimizin kırılma çizgisinde sarp bir virajdan geçen milletimizin yüz akıyla geçtiği en zorlu imtihanlardan biridir.

            Çanakkale Zaferi, Birinci Dünya Savaşı’nda kahraman askerlerimizin cihanı hayrete düşüren bir iman ve kahramanlık destanıdır. Bu zafer, milletimizin iman ve azminin, milli birlik ve beraberliğinin metanet ve gücünün en açık bir göstergesidir. Edirne’den Hakkari’ye, Bursa’dan Diyarbakır’a, Balıkesir’den Siirt’e kadar bütün bir milletin evlatları yek vücut olup dini, vatanı, bayrağı, bağımsızlığı, ırz ve namusu için emperyalist güçlere karşı büyük bir zafer kazanmışlardır. O günkü anneler yeni doğan çocuklarına bu zafer dolayısıyla Muzaffer (zafer kazanan), Gazanfer (kükremiş aslan), Cihangir (cihanı fetheden) ismini vermişlerdir.(Zaman Ailem, 13 Mart 2004, s. 26)

Batılıların Haçlı seferlerinden beridir Müslüman varlığını yeryüzünden ebediyen silmek için kolladıkları tarihî fırsat, nihayet Çanakkale Savaşı’nda önlerine çıkmıştı. İngilizler ve Fransızlar, zafer için kendilerinden o kadar emindiler ki “Hasta Adam” dedikleri Osmanlı Devleti’ni bu savaşta yenerek piknik yapmayı bile düşünmüşlerdi. İngiliz Bahriye Nazırı Winston Churcill(Çörçil) : “Türkler mi? Bir elimizi arkamıza bağlar, diğer elimizle yener geçeriz onları” diye küçümsemişti. Yine aynı Churcill(Çörçil) Çanakkale Savaşı devam ederken: “Türkler insan değildir, onlara kimyasal silah kullanalım” demişti.

19 Şubat 1915’te İngiliz ve Fransız donanması Çanakkale Boğazı civarındaki tabyaları çok şiddetli bir şekilde topa tutmuşlarsa da kahraman Mehmetçiğimiz tarafından geri püskürtülmüştür. Bunun üzerine genel bir hücuma geçmeye karar veren İngiliz-Fransız müttefik donanması 18 Mart 1915’te çok şiddetli bir saldırıya geçip, tabyaları topa tuttuysa da bunda başarılı olamamıştır. Boğazda ilerleyen müttefik donaması Nusret mayın gemisinin bir gün önce döşediği mayınlara çarpmış, 7 zırhlısını ve pek çok yardımcı gemisini kaybetmiştir. Zayiatı çok büyük olan düşman geri çekilmek zorunda kalmıştır.(Zekeriya Kurşun, “Çanakkale Muharebeleri”, DİA, C. 8, TDV Yay., İstanbul 1993, s. 206; Bayram Kodaman, Çanakkale Cephesi”, Doğuştan Günümüze Büyük İslam Tarihi, C. 12, Çağ Yay., İstanbul 1989, s.184 vd)

Denizde başarılı olamayacağını anlayan düşman, kara savaşlarını başlatmışsa da Mustafa Kemal tarafından Arıburnu’nda, Conkbayırı’nda, Anafartalar’da ve daha birçok yerde durdurularak geri püskürtülmüştür. Böylece düşman, denizde olduğu gibi karada da büyük bir kayba uğramıştır. Kahraman Mehmetçiğimiz tarafından tarihe altın harflerle “Çanakkale’nin  Geçilmez” olduğu dünyaya ispat edilmiştir.(Kurşun, Age., s. 207; Kodaman, Age., s.186)

Bu zafer Rabbimizin: “Sizinle savaşanlara karşı Allah yolunda siz de savaşın” (Bakara, 2/190) emrine uyarak, bir düğüne gider gibi her türlü tehlikeyi göze alıp düşmana galip gelen kahramana askerlerimizin destanıdır. Nitekim bu savaşta mağlup olan İngiliz başkomutan Hamilton, bu gerçeği şöyle ifade eder: “Türkler hücuma geçtikleri zaman ‘Allah Allah’ deyip Rablerinden yardım diliyorlardı. İşte bu Allah sevgisi ve inancı, vatan aşkı Mehmetçiği galip getirmiştir.” (Vehbi Vakkasoğlu, Bir Destandır Çanakkale, 6 basım, Nesil Yay., İstanbul 2001, s. 163)

Bu zaferin sahibi Mehmetçik, yani küçük Muhammed, Anadolu’nun çilekeş analarının, adı gibi kendi ruhunu da Peygamberimizin (sav) ruhaniyetinden alarak beslediği, sütüne Besmele’nin sırrını vererek emzirdiği ve zamanı gelince kurbanlık koçların kınalandığı gibi kınalayıp Çanakkale’ye -diğer her yere olduğu gibi-  kurban olmaya gönderdiği kahraman askerdir. Nitekim bir Osmanlı anası, asker oğluna şunları söylüyordu: “ Hüseyinim, yiğit oğlum benim! Dayın Şıpka’da, baban Dömeke’de, ağabeylerin Çanakkale’de şehit düştüler. Bak, son yongam sensin. Eğer minarelerden ezan sesi kesilecekse, camilerin kandilleri sönecekse sütüm sana haram olsun. Öl de köye asla dönme.” (İbrahim Refik, Çanakkale’nin Ruh Portresi, Adım Yay., İstanbul 1998, s. 167)

Bu zaferin kazanılmasında 15-16 yaşındaki liseli gençlerimizin; tıbbiyeli,  harbiyeli, mülkiyeli binlerce üniversiteli gencimizin çok önemli rolü olmuş, yaklaşık yüz bin gencimiz bu savaşta şehit olmuştur. Yine o sene Galatasaray, Konya ve İzmir liselerinin son sınıf öğrencilerinin hepsi şehit düştüğü için mezun verememiş, yine o sene Darulfünûn’un tüm son sınıf öğrencileri şehit olduğu için o sene hiç mezun verememiştir. (İsmail Çolak, Çanakkale’nin Kahraman Mekteplileri, Lamure Yay., İstanbul 2006, s. 46)

Bu zaferin kazanılması sırasında eli silah tutan binlerce vatan evladı görev almış; Türk’ü, Kürd’ü, Laz’ı, Çerkez’i, Arab’ı ile toplam 250 bine yakın askerimiz İslam’ın son ve asil bayrağını düşürmemek için şehit düşmüş; geride ise binlercesi gazi kalmıştır.

Çanakkale Zaferi her üç evden ortalama bir şehidin düştüğü, her ay 29 bin, her gün 976 ve her saat ortalama 40 Mehmetçiğimizin şehit düştüğü, 1 metrekareye 6 bin merminin Mehmetçiğimiz üzerine düştüğü; ama her türlü olumsuzluğa rağmen Mehmetçiğimizin al kanlarıyla kazandığı büyük bir zaferdir.

Bütün bunlar,  Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un: “Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli” ifadesinde de belirttiği gibi dinimizin, vatanımızın/devletimizin bekâsı için yapılıyordu.

Sonuç olarak şunları söylemek gerekirse; Çanakkale Zaferi savaşın sadece maddî güçle kazanılamayacağını; inanç, vatan sevgisi, milli birlik ve beraberlik/dayanışma duygusu vb manevî güçlerin savaşın kazanılmasında çok önemli rol oynadığını bütün dünyaya bir kez daha ispat etmiştir. Bugünde her zamankinden daha çok aynı ruha, inanca ve duyguya ihtiyacımız var. Çanakkale’de şahlanan ruh, milletimizin inanç ve mayasını oluşturan ruhtur. Yeni nesillerimizi bu yüce duygularla yetiştirmeli, atalarımızın emanetini genç nesillere doğru bir şekilde aktarabilmeliyiz.


Yazarın Son Yazıları
» İNTİHAR EN BÜYÜK CİNAYETTİR
» ŞEFAAT
» SOSYAL BİR İBADET ÖRNEĞİ OLARAK KURBAN
» İSLÂM VE YETİMLER
» KOMŞULUK
» On Beş Asırlık Mucize Kaylûle (Öğle Uykusu)
» ÖTEKİ DİLDE VAR OLMAK: ARAPÇA ÇEVİRİDE EŞDEĞERLİK
» İSLAM TERMİNOLOJİSİNDE DUA KAVRAMI
» OSMANLI'DAN GÜNÜMÜZE ÜLKEMİZDEKİ MİSYONERLİK FAALİYETLERİ
» İSLAMİ LİTERATÜRDE EVLİLİK VE AİLE KAVRAMLARI
» DÜNYAYI YÖNETEN TEHLİKELİ GİZLİ/KÜRESEL ÖRGÜTLER VE ETKİLERİ
» DÜNYAYI YÖNETEN TEHLİKELİ GİZLİ/KÜRESEL ÖRGÜTLER VE BUNUN YANSIMALARI
» FEDAKÂRLIĞIN VE SAMİMİYETİN SEMBOLÜ OLARAK KURBAN İBADETİ
» YENİÇERİ OCAĞI
» KUR’AN VE HADİSLERDE SADAKA KAVRAMI
» ŞERİF HÜSEYİN İSYANI VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
» KANAAT EN BÜYÜK HAZİNEDİR
» İNSANLARI BİRBİRİNE YAKINLAŞTIRAN SEVGİ YUMAĞI: HEDİYELEŞMEK
» Malazgirt Zaferinin Müslüman Türk Tarihi Açısından Önemi
» MİLLÎ BİRLİK VE BERABERLİĞİMİZN SEMBOLÜ: ÇANAKKALE ZAFERİ
 
DİĞER KÖŞE YAZARLARI
Ahmet Avcı
Dört Mumun Hikayesi
İDRİS ÖZCAN
SON TAHLİLDE ELMALI
ZAKİR GÜRER
ÖTERSE İYİ DÜDÜK !
HÜSEYİN DENİZ
GÖRMEZSEK OLMAZ 2
MUHAMMET TAŞAN
ŞEHİTLERİN HAYKIRIŞI
HÜSEYİN ALBAYRAK
HAYATİMİZDAKİ MUCİZELER
2010 - 2013 © batiakdeniz.com Tüm Hakları Saklıdır. Hiç bir bilgi ve resim kaynak gösterilmeden kopyalanamaz. yazılım : webustasi.com