AnasayfaFirma Rehberi Hal RehberiSeri ilan Foto Galeri Web TV RssYazarlarE-GazeteWebmailİletişim 18 Ocak 2018 Persembe 05:45
MANŞETGÜNCELEKONOMİPOLİTİKAEĞİTİM SAĞLIKKÜLTÜR-SANATSPORBİLİM VE TEKNOLOJİMAGAZİN
ANTALYA AKSEKİ AKSU ALANYA DEMRE DÖŞEMEALTI ELMALI FİNİKE GAZİPAŞA GÜNDOĞMUŞ İBRADI KAŞ KEMER KEPEZ KONYAALTI KORKUTELİ KUMLUCA MANAVGAT MURATPAŞA SERİK BURDUR AĞLASUN ALTINYAYLA BUCAK ÇAVDIR ÇELTİKÇİ GÖLHİSAR KARAMANLI BURDUR KEMER TEFENNİ YEŞİLOVA ISPARTA ISPARTA AKSU ATABEY EĞİRDİR GELENDOST GÖNEN KEÇİBORLU SENİRKENT SÜTÇÜLER ŞARKİKARAAĞAÇ ULUBORLU YALVAÇ YENİŞARBADEMLİ FETHİYE SEYDİKEMER

ANTALYA HAVA DURUMU
ANKARA

T.C.M.B. DÖVİZ KURLARI
Alış : 3.8143
Satış : 3.8212
Alış : 3.4354
Satış : 3.4581
Alış : 2.3704
Satış : 2.4014



Ahmet Avcı
reklam_43@hotmail.com
SEVGİLİ BABACIĞIM
21 Şubat 2011 Pazartesi - Okunma Sayisi : 3245

Sevgili Babacığım..
Yıllar önceydi.
Bir daktilo makinesı almak, Ferrari spor araba almak kadar zor dönemlerdi
Elleri kömür yanıkları olan babam, Antalya’da bir kırtasiyenin vitrininde Olivetti marka daktiloyu dükkana her sabah geçişte önce bir süzer; sonra da bir “ah !” çekerdi. Kışla Mahallesindeki mütevazi işyerine garip duygular içinde varırdı.
Hemen yanında sahibi Girit göçmeni Kemiklik simit fırınından sıcak simit kokuları gelirdi.
Okul çantamda kenarları matbaacıya yalvar yakar kestirilmiş tek çizgili deftere yazılmış şiirler olan ilk el yazma kitabım vardı. Okul dönüşü bakır ibriklerin üzerindeki çekiş sesleri arasında bana espiriler yapar ve arkamdan hüzünle tebessüm ederdi.
Babamın tam kırk yıl önceki hüzünlü tebessümünü unutamam. Yıllar sonra annemin “ baban sana bir daktilo almadığı için çok üzülüyor” diye aile sırrını bana açmasından sonra şiirlerimde hep o hüznün izini gördüm
Bunu yapma nedeni ise benim gizli gizli yazdığım şiirlerime, hikayelerime ruhumda esen yazarlık fırtınalarına katkıda bulunmaktı. İlkokulu üç yıl okuyabilmiş seferberlik yoksulluğunu çeken babam içindeki şiiri evindeki küçük şaire bir daktilo ile yazdırmak istiyordu besbelli.
Yoksulluk Olivetti daktiloyu aldırmadı.
Antalya’nın nüfusunun 20 bin olduğu ,faytonların şehirde taksi yerine kullanıldığı ve Tophane çay bahçesinde aynı tabaktan sekiz kişinin bir kilo dondurmayı yediği o günlerdi.
Kokusuz güller yoktu. Kuytu su kenarlarında mor menekşeler gizlenirdi birinin bulması için kendisini.
Gençler kavak ağaçlarının gövdesine çakıyla kalp çizer adlarının baş harfini yazardı.
Televizyonda diziler yoktu. Evimizde televizyon yoktu ya da.
Radyo tiyatrolarında ailece heyecanlanır çıt çıkmazdı.
“Bir ilkbahar sabah güneşle uyandın mı hiç ?” diye soran şarkılarımız vardı.
Şimdi renk renk kocaman güller var kokmuyor.
Şarkılar yabancı dilde.
Sevgili babacığım
Şimdi bilgisayar klavyesinde yazdığım her harfte senin gerçekte aldığın, görünürde alamadığın olivetti daktilo ile da yazıyorum.
Kalbinde hissettiğin şiiri her gün okuyorum.
Senin de Cennet yamaçlarında o şiiri En Güzel’e okumanı diliyorum.

Yazarın Son Yazıları
» Dört Mumun Hikayesi
» “Önyargı“
» Kurşun Kalem
» SİYASİ MEVSİMLER.....
» Çatlak Kova
» KIRINTI
» “Sizin Çanakkale'niz on Hiroşima eder!”
» Hediye Kime Ait?
» Hayatın İçinden Bir Bayram Öyküsü
» Kılıbıklar, Kalbi Ilıklar
» TERZİ VE ODUNCUNUN HİKAYESİ
» Avucunuzdaki Kelebek
» ORTAK NOKTALAR
» MAGAZİNSEL SİYASET....
» Uzay çağı bitii MERHABA TAPE ÇAĞI.....
» YABAN KAZLARI
» İSLAMCILAR VE MÜMİNLER
» Zamanı Kullanabilmek
» VİCDANLAR TARTILMIŞ
» ELEKTRİKÇİNİN AŞKI
 
DİĞER KÖŞE YAZARLARI
İDRİS ÖZCAN
SON TAHLİLDE ELMALI
ZAKİR GÜRER
ÖTERSE İYİ DÜDÜK !
HÜSEYİN DENİZ
BAYRAĞIMIZA GÜZELLEME
MUHAMMET TAŞAN
ŞEHİTLERİN HAYKIRIŞI
2010 - 2013 © batiakdeniz.com Tüm Hakları Saklıdır. Hiç bir bilgi ve resim kaynak gösterilmeden kopyalanamaz. yazılım : webustasi.com