AnasayfaFirma Rehberi Hal RehberiSeri ilan Foto Galeri Web TV RssYazarlarE-GazeteWebmailİletişim 25 Mayis 2018 Cuma 15:24
MANŞETGÜNCELEKONOMİPOLİTİKAEĞİTİM SAĞLIKKÜLTÜR-SANATSPORBİLİM VE TEKNOLOJİMAGAZİN
ANTALYA AKSEKİ AKSU ALANYA DEMRE DÖŞEMEALTI ELMALI FİNİKE GAZİPAŞA GÜNDOĞMUŞ İBRADI KAŞ KEMER KEPEZ KONYAALTI KORKUTELİ KUMLUCA MANAVGAT MURATPAŞA SERİK BURDUR AĞLASUN ALTINYAYLA BUCAK ÇAVDIR ÇELTİKÇİ GÖLHİSAR KARAMANLI BURDUR KEMER TEFENNİ YEŞİLOVA ISPARTA ISPARTA AKSU ATABEY EĞİRDİR GELENDOST GÖNEN KEÇİBORLU SENİRKENT SÜTÇÜLER ŞARKİKARAAĞAÇ ULUBORLU YALVAÇ YENİŞARBADEMLİ FETHİYE SEYDİKEMER

ANTALYA HAVA DURUMU
ANKARA

T.C.M.B. DÖVİZ KURLARI
Alış : 4.7028
Satış : 4.7112
Alış : 4.2786
Satış : 4.3070
Alış : 2.8032
Satış : 2.8398



ZAKİR GÜRER
zakirgurer@hotmail.com
"TEMİZLİĞİMİZ"İ TEMİZLEYENLER !..
24 Mart 2012 Cumartesi - Okunma Sayisi : 1459

Ortaçağda, Anadolu’nun dört bir yanında faaliyet gösteren, insanımıza hizmet sunan han,hamam ve kervansaraylar;  Dünya milletlerine  temizlik ve huzur örneği  kuruluşlar olarak gösterilirken; Avrupa’da tuvalet nedir bilinmezmiş.

Kaynağını bilmiyorum amma; Fransa Kralı 14. Lui’ nin , bando ve mızıka eşliğinde  törenle Louvre Sarayı’na gelerek, salonunun ortasına büyük abdestini yaptığını, kokusunu gidermek için de bir nevi ağaç yaktırdığını duymuştum.

Fransız yazar Dr. A. Brayer in, 1836 da basılan “Neuf année a Costantilope” (İstanbul’da dokuz yıl) adlı eserinde yazdıkları, bu görüşü kanıtlar niteliktedir. Aynen şöyle diyor:

“Doğuyu gezmiş olan bir çok batılı,oralarda yerleşmiş olup ve müslümanların sahip olduğu sağlık koruma usullerini gördükleri halde, bu usuller Avrupa’ya taşınamamıştır. Paris’in bile üç - beş hamama sahip olabilmesi, bir kaç on yıllık  meseledir.”

Rahmetli Dr. Halûk Nurbaki, İslamdaki temizlik kavramının tamamen bilimsel bir nitelikte olduğunu ifade ederek, şunları söylüyor: ”İslâmda çok önemli bir ibadet olan namazdan önce temizlenilmesi şarttır. Bir müslümanın evi, üstü - başı ve bedeni ile yediği içtiği kesinlikle her türlü pislikten arınmış olmalıdır.”

Söz  yiyecek temizliğine  de gelmişken, bir Karadeniz fıkrasıyla konuya devam edelim.

Bizim Temel Almanya’da işçi olarak  çalışmaktadır. Türkiye’ye izne gelir ve dönerken de; Müslümanlar için domuz eti pis olduğundan, Almanya’da kesip yemek için arabanın bagajına bir keçi koyar yola  çıkar. Sınır  polisi keçi götürmek yasak diye geçiş izni vermeyincea tartışma başlar:

Polis – “Keçi götürmek yasak!”

Temel - ”Keçi değil, köpak daa !..”

Polis –“Bu ne biçim köpek, baksana boynuzlu bu hayvan be adam!..” 

Temel- “Vallahi ben onun özel hayatına karışmam !.. “demez mi…

……………………………………………………………………………………………

Çevre temizliğine de önce cami içinden söz ederek başlamak gerekirse: Kur’an - Kerim de, A’raf suresi 31. ayette  mealen: ”Camiye  her gelişinizde süslü, temiz kıyafetlerle   geliniz” diye buyrulmaktadır.

Ter kokulu, kirli çorap, elbise ve iş önlükleriyle camiye gelinmesi de cemaate tiksinti veren ve dinimizde yeri olmayan bir davranıştır. Toplumsal yaşamda  kişisel temizliğe uyum;  başkalarına güzel örnek olma açısından, ayrı bir önem arz etmektedir.

Ayakkabılarıyla veya terlikleriyle tuvaletlere ve oradan da temiz alanlara hatta evlerindeki yatak odalarına kadar girebilenler: sağlığımızı bozan mikroorganizmaların  sözde çağdaş taşıyıcılarıdırlar. Özellikle toplu yaşam alanları olan, çocuk yuvaları, okullar, toplu taşıma araçları, öğrenci yurtları ve pansiyonları, kışlalar, eğlence ve toplantı yerleri; bireysel temizliğe dikkat etmeyenlerin toplumu zehirledikleri mekânlardır.

Temizlik hususunda gösterilen ihmallerin,sebep olduğu hastalıkların sayısı hiç de az değildir. Bunlardan bazılarını şöyle sıralayabiliriz.

“Bitlenme, uyuz, derideki iltihabi hastalıklar, diş ve diş eti hastalıkları, sindirim sistemi enfeksiyonları, tifo, kolera, dizanteri, bulaşıcı sarılık ve bağırsak parazitleri…

Dünyamızda, diş temizliği konusunda gösterilen gayretlerin geçmişi, o kadar uzak değildir. Buna karşılık asırlar önce Peygamber Efendimiz (sas) den gördükleri misvak uygulamasını, bugüne taşıyan  bir çok Müslüman kardeşimiz,  bu sünneti halen  titizlikle uygulamaktadırlar.

Değerli okuyucularım! İnsanın varlığını oluşturan beden ve ruh  adındaki  ayrılmaz ikili, hayat devam ettiği sürece temizlik hususunda da birbirinin olmazsa olmazıdır. Pis beden içerisinde temiz bir ruhun  varlığından söz etmek, İslami vecibelere aykırıdır.

Demek ki, ruhun temizlenmesi ve huzur bulması, bedenin  temiz ve sağlıklı olmasıyla doğru orantılıdır. Temizlenen ruh, hayvani sıfatlardan sıyrılmış, yani nefsani arzuları terk etmiş, meleki sıfatları yüklenmiş olarak insanın varlığını  kemale erdirmiş olacaktır. İşte islâmda “Kâmil Mü’min” ifadesi bu şekilde anlamını bulacaktır. Bu da bir başka yorumla atalarımızın dua ederken: “Evladım su gibi aziz olasın !..“ diyerek, vurgulamak istediği  insan tipidir.

İslâmın doğal sağlığa hizmetleri ,sayılacak gibi değildir. İçme sularından kaynaklanan salgınlar, suların kullanılma ve içilebilmesi için gerekli şartları saymakla başlayan ilmihallere hayranlık  giderek artmaktadır.

Demek ki, temizliğin ana maddesi suyun bile pisi ve temizi var. Biz suyun da temizini aramak zorundayız  insanında… Şairler  sultanı rahmetli  Necip Fazıl Kısakürek; Müslüman Türk Milletini Sakarya ırmağının nurlu sularına benzeterek şöyle ifade ediyor:

“İnsan bu su misali,kıvrım kıvrım akar ya;

Bir yanda akan benim öbür yanda Sakarya…

Her akan suyun da temiz olmadığına işaretle şöyle devam ediyor şiirine:

Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;

Oluklar çift, birinden nur akar, birinden kir…

İşte biz “Nur akan oluklardan süzülüp gelen bir milletiz. ”Damarlarındaki  akan kanı, islâmın nuruyla besleyen ve “Îlâyı Kelimetullah” yolunda akıtan asil Türk  Milletinin torunları olarak; ruh ve beden temizliğimizi koruyup, kollamayı bir namus borcu olarak değerlendirip; yetişen yeni nesilleri sağlıklı ve zinde bir geleceğe hazırlamalıyız. “Muhtaç olduğumuz kudret damarlarımızdaki asil kanda mevcuttur.” demek için de   kanımıza asalet  mührünü basan  şu mübarek sözlere de büyük bir aşkla sahip çıkmalıyız.

“İstanbul elbet fethedilecektir. O’nu fetheden kumandan ne büyük kumandan, o’nu fetheden asker ne büyük askerdir!...” ”Bütün gücünüzle temizlenin. Zira Allah (cc) İslam’ı temizlik üzerine kurmuştur. Cennete de ancak (ruh ve bedeni) temiz olanlar  girer.”   Hz.Muhammed.

Allah hepimizi , kemale ermiş tertemiz kullarından eylesin. Amin!..

Yazarın Son Yazıları
» ÖTERSE İYİ DÜDÜK !
» "TEMİZLİĞİMİZ"İ TEMİZLEYENLER !..
» KADIN HAKKI OLUR MU ?..
» DİLDEN DİLE DOLAŞANLAR !..
» İSTER ÇIK, İSTER ÇIKMA .......
» MÖSYÖ SARI - KUZİ !..
» HACI - HOCA KÜLTÜRÜMÜZ...
» SİVRİSİNEK MUHABBETİ...
» BAHÇELERDE PIRASA !..
» ANAHTARCI İSMAİL'İN FERYADI
 
DİĞER KÖŞE YAZARLARI
Ahmet Avcı
Dört Mumun Hikayesi
İDRİS ÖZCAN
SON TAHLİLDE ELMALI
MUHAMMET TAŞAN
ŞEHİTLERİN HAYKIRIŞI
HÜSEYİN ALBAYRAK
ŞANS KAPIYI NE ZAMAN ÇALAR‏
2010 - 2013 © batiakdeniz.com Tüm Hakları Saklıdır. Hiç bir bilgi ve resim kaynak gösterilmeden kopyalanamaz. yazılım : webustasi.com